Neuroflowbyayse'nin Doğuşu
- aysedemir1409
- 18 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Teknoloji ve özellikle bilgisayar denilince akla son gelen insanlardan olabilirim … ne yazık ki bu konuda hep arızalıydım yani daha üniversitede bile yazdığım dökümanları kaybederdim, kaydettiğimi zannettiğim paper’larım yokoluverirlerdi ve yetiştirebilmek için sabahlardım. Bilgisayarım namütenayi arıza çıkarırdı, IT Departmanı’nın kabusu haline gelmiştim; gerizekalı yine geliyor kaçın diyerek olay yerinden uzaklaştıklarını bilirim; şaka yapmıyorum😃. Mezun olduktan sonra Allah’tan uzunca bi süre hiç elektronik bir araçla iş yapmam gereken bir yerde çalışmadım. Terapistlik yaparken bile her şeyi elle not alırdım; defterler birikirdi bilgisayar dosyaları yerine 😊 İlk ve şu an için tek kitabım NBR GNÇLK’i yazarken bile direnmiştim elle yazmaya ama editörler o halini kabul etmediler 😃 Kitabı bilgisayara geçirirken tabii ki bazı şeyleri yine yanlışlıkla sildim ettim ama sonunda bir koca file’ı aktarabildim. Sonra zaten yoga hayatımı kurtardı. İnsanla direk temas ve minimum bilgisayar kullanımı. Ohh be dedim artık o ekran ve tuşlar benden uzak olacak ama eşzamanlı olarak sosyal medya çılgınlığı ve akıllı telefonlar furyası başladı. Öğrendik elbette hepsini kullanmayı ama inanın hala en basitinden bir post koyarken bile (reels’ler en zoru 🙃) ya da diyelim bir bir dökümanı scan edip yollamam gerektiğinde mini panik anları ya da donup kalmalar, ekrana uzunca boş boş bakmalar falan yaşayabiliyorum… AI olayına hiç girmeyelim isterseniz. Chat GPT ile çok yeni arkadaş olabildim; onu da hala google gibi kullananlardanım. Beni yanlış anlamanızı da asla istemem ha .. tüm bu yeniliklere, değişimlere karşı bir yerde durmuyorum sadece gerçekten bu kasımın gelişmesi benim için kolay değil. Hem öğretecek kişiye büyük sabır hem de bana geniiiş bir zaman dilimi gerektiriyor 😀
Gel gör ki 2026 için bir niyet belirledim ☺️ Bir kitap daha yazmak !!! Yoga psikolojisi üzerine… Hem bilimsel hem kişisel… Öğrendiğim, merak ettiğim, araştırdığım, içselleştirdiğim bilgi ve deneyimlerimi yine yazıya dökmek, bazı görsellerle desteklemek ve paylaşmak istiyorum. Bunun için tohumları attım ve çok heyecanlıyım. Ama bir başka arızam daha var... O da böyle çok istediğim şeylere başlarken inanılmaz bir erteleme potansiyaline sahip olmam (bununla ilgili yazımı da hazırlıyorum). Konuyu çok araştırdım; en sonunda bir tavsiye çok işime yaradı. O da gerçekleştirmek istediğin ana görevi alt parçalara bölmek. İşte bu dedim. Blog yazmakla başlayabilirim !!! Böylece hem çok sevdiğim yazı yazmayı bir rutine sokmuş olurum hem de belki bu sayede kitabın alt bölümleri de ortaya çıkmış olur .. Dahiyane değil mi? 😀 Gel gör ki yine bir engel!! Blog dediğin şey yine bilgisayarda yapılıyor. Bir site oluşması lazım ve o benden çıkmaz …
Şanslıyım ki çok becerikli eş dost var etrafımda. Birkaçıyla konuştum, anlattılar, cesaretlendirdiler, çok basit hemen yaparsın dediler. Ben de içimden gizli gizli hepsine gülümsedim, siz öyle zannedin dedim ve baktım ben bu işi yine erteliyorum. Yazıyı da çok uzattığımın farkındayım ama işte az daha dayanın 🙏🏻 Tüm bu denemeler devam ederken canım Meriç bir gün bir sohbet esnasında kendine bir sayfa tasarlamaya çalıştığından bahsetti. Artık o an gözlerimde gördüğü çaresiz parıltıdan mıııı beni çooook sevdiğinden mi bilmiyorum, ben sana yardım ederim dedi! Ben havalardayım… 💃🏼 Emin misin dedim.. çünkü biliyorum bana öğretirken çıldırma ve toptan bir daha eline bilgisayar bile sürmeme aşamasına getirebilirim onu ama yılmadı; işin içine iyi niyet, farkındalık, nefes, hatta eğlence bile katarak hem benimle hem kendisi oturup onun için basit benim için son derece zor bir hazır altyapı ile benim blog hayalimi elinden tuttu ve hayata geçirdi! Sana minnettarım Meriç 🥰
İşte böylece daha ilk buluşmamızda bana hemen bir domain aldırdı; yani ne ismini ne içeriğini öyle düşünme, tasarlama zamanımız pek olmadı. O an kredi kartı ile ödeme yapmak zorundaydım ve yine o an karşımıza çıkan ve yapmak istediğime en uyabilecek isimlerden birini seçmem gerekiyordu. İyi ki de öyle oldu çünkü o sırada bu seçimi yapmamış olsaydık bugün burada bu satırları yazamıyor olurdum. Siteyi oluştururken o gazla 3 tane yazı hemen yazıverdim. Velhasıl şimdi artık her hafta bir tane yayımlamaya kararlıyım. İşte böylece damlaya damlaya göl olur misali kitabımın da oluşumuna katkıda bulunacağına inandığım bir sürece girmiş bulunuyorum 😊
Meriç’i tanımak isteyenler, merak edenler ona sayfasından ulaşabilirler… kendisi bir avukat, bir yoga eğitmeni, bir maraton koşucusu, bir anne, bir Cem Şen öğrencisi, bir hayat öğrencisi ve daha bir dolu yetkinliğe sahip, benim gibi hayallerinin peşinden koşan bir güzel ruh… Sana tekrar teşekkür güzelim… İyi ki varsın ❤️
Evettt, merak edenler, ne yapmış bu diyenler için link’i ana sayfama yerleştireceğim. Her hafta bir yazı... hadi Ayşe yapabilirsin! 😀 Kendi kendine sayfanın alt yapısına girerek editleyebilirsin, yorumları okuyup cevap verebilirsin, evet yapabilirsin bunu …
Sevgiyle kalın...

Yorumlar