Uzun, ince bir yoldayım
- aysedemir1409
- 6 Oca
- 4 dakikada okunur

Dün büyük kızımı yurtdışına uğurladım. Orada üniversitenin ikinci senesini okuyor. Lisenin son 2 yılını da yurtdışında okumuştu. Dolayısıyla bu, birbirimizden ayrılış ve buluşmalarımızın bilmem kaçıncısı ama his hep aynı; hiç değişmiyor… hatta şüphe etmiyor bile değilim acaba seneler geçtikçe zorlaşıyor mu diye … çünkü her defasında sanki onun daha fazla büyümesi ve olgunlaşmasıyla paylaşımlarımız, yaptıklarımızdan tad alışlarımız derinleşiyor ve ayrılmak daha zor bir hal alıyor.
Arkasından su döküp eve girdikten sonra kendime bir zaman tanıyorum, biraz duruyorum, biraz ağlıyorum, biraz dua ediyorum ve o günü sakin geçirmeye, yaşadığımı sindirmeye çalışıyorum. Bundan çok daha zor hatta vahim ayrılıkların olduğunu elbette biliyorum ve onu sağlıkla, umutla uğurladığım için şükran duyuyorum ama bu özlemimi azaltmıyor ya da Defne’nin bıraktığı boşluğu doldurmuyor.
Diğer yandan evde ve yanımda bir diğer meleğim var; ona sarılıyorum. Onun da ablasını özleyeceği gerçeğini biliyorum ama o benden daha sağlam duruyor, güzel elleriyle sırtımı sıvazlıyor ve bu beni hemen daha pozitif bir moda sokuyor. Birlikte arkasından odasını toparlıyoruz ve rutinlerimize dönmeye çabalıyoruz. O gün pek yavaş geçiyor…
Bu sırada duygumu ve yaşadıklarımı kelimelere döküp paylaşabildiğim, dertleşebildiğim, benimle benzer yollardan geçen dostlarım var. Onları arıyorum. Konuşmak iyi geliyor… Görüyorum ki herkesin durumla farklı yüzleşme ve başediş biçimleri var. Hepsine saygı duyuyorum; bazılarını örnek alıyorum ☺️
Arada yüzüme başka bir gerçeği vuranlar da olmuyor değil ; “Sen yine şu ana şükret, diğeri hala yanında; bakalım o gidince ne yapacaksın?” diyorlar. Harbi ne yapacağım?!? Yüzyılın sorusu gibi 😃 Şimdi yazarken mizahla karışık yazdığıma bakmayın. Bu soru gerçekten hayatımın sorusu. Beni bu yazıyı yazmaya yönlendiren motivasyonun da ta kendisi…
Cevabını inanın bilmiyorum. Bu bilmeme hali ile kalmak istiyor muyum onu da bilmiyorum. Soruya bir cevap arıyor muyum onu da bilmiyorum. Her yer soru işaretleri ya da üç noktalarla dolu…
Tek bildiğim şey bu soru ile yüzleştiğimde bedenimde hissettiklerim. Bakın çok gerçek söylüyorum, bu genelde birini özlediğimizde kullandığımız bir tabirdir ve evet tabii ki soru Defne’ye olan özlemimi de kamçılıyor ama ilk gelen his burnumun direğinin sızlaması… Bunu genelde gözlerimin sulanması izliyor. Boğazım düğümleniyor, yutkunmam zorlaşıyor ve cildimde bir ısı hissediyorum. Sinir sistemim beni uyarmaya başlıyor; dikkat, birazdan kontrolü kaybedebilirsin, kaçmak isteyebilirsin (hem sorudan, hem o anki mekandan). Ben genelde kaçamıyorum, önce donup kalıyorum, sonra da genellikle ağlıyorum. Aslında soruya içimden verdiğim ve vermeyi sevdiğim ilk cevap şu: “ ne yapacağımı o an gelince düşünürüm, şimdi değil!” ama asıl olan ne yapacağım değil, asıl olan sorunun ve ona gösterdiğim tepkilerin arkasında yatan gizli korkum. Tahmin ettiniz mi? Evet ya, tabii ki yalnızlık korkum… Ufff hem çok büyük hem çok ciddi…Asıl onunla ne yapacağım ? Bakmam ve temas etmem gereken yerin burası olduğunu biliyorum 😌
Biraz kendime gelip, zihnimi arındırınca bu yalnızlık korkusunu bir güzel karşıma oturtuyorum ve bu sefer ben ona soruyorum; “Arkadaş sen ne istiyosun benden?” Bekliyorum… Cevap yok. Bir daha soruyorum. Bu sefer onun yerine ben cevap veriyorum; “benden ne istediğini bilmiyorum ama seni görüyorum”. Bunu sesli olarak söyleyince korkumun bir adım geri gittiğini farkediyorum. Sonra, hayatımda süreklilik ve kalıcılık barındırmamış olan alanlara biraz bakıyorum. Buradaki yüzleşmelerim daha derin ve eskiye ait; bebeklik dönemime, bağlanma kuramına kadar gidiyor. Çok şükür ki bu alanlardaki keşiflerim ve içselleştirdiklerim yolumu aydınlatmaya bayağı yardımcı oluyorlar. Şimdi ve burada kurduğum güvenli ve sağlam ilişkilerin hayatımda ne kadar daha fazla yer aldıklarını görüp bundan büyük memnuniyet duyuyorum. Hatta hemen o an bile kalbim şu anda hayatımı paylaştığım kişinin varlığı ve hissi ile ferahlıyor ve gülümsüyorum 🥰. Son olarak da henüz başıma gelmeden, zamanından önce olayları kafamda büyüten bana tekrar bir selam çakıyorum 😃 Sevgili yalnızlık korkum; ben hayatın sürprizlerinin nereden ve ne zaman geleceğini bilmemekle ve orada varolmakla “ok” olmaya razıyım çünkü belki de yaşamın en gizemli ve güzel tarafı burada saklı!
Ben gerçekten anneliği çok sevdim. Kimliğim ve varlığım bu role inanılmaz oturdu. Her anından müthiş keyif aldım ve alıyorum. Çocuklarımın birey olma yolunda attıkları adımları destekliyorum; zaten burayla hiç bir zaman derdim olmadı. Onlara bağımlı, onlarsız hareket edemeyecek bir halde ya da bana gösterdikleri sevgiye sıkı sıkı tutunan bir yerde hiç barınmadım. Bilakis seçimlerine saygı duydum, onları ne güçlendirecekse oraya yönlendirmeye çalıştım. Seneye iki kızımın da benimle aynı çatı altında olmayacak olmaları evet fiziksel ve enerjisel anlamda büyük bir boşluk yaratacak ve “full time anne Ayşe” rolü belki part time’a geçecek ama yerine başka roller, başka hobiler, başka uğraşların gelmeyeceği ne malum? Mesela belki “sevgili Ayşe” rolü daha geniş bir boyutta yaşanacak…belki sevgilimle şehir değiştireceğiz; belki yeni ve bambaşka fırsatları değerlendireceğiz birlikte … Ya da “yoga eğitmeni ve psikolog Ayşe” boş vakit bulamamaktan, işten işe koşmaktan şikayet edecek? Ya da kitabım basılmış olacak ve ben imzalamak için dünya turuna çıkacağım 😍😀 Kim bilebilir ki?
Bu bilinmeyenle daha iyimser bir taraftan yakınlık kurmaya niyet ediyorum. Hayat bana bu güne kadar ne şanslıyım ki her zorluğun arkasından bir ferahlamanın geleceğini sayısız kez gösterdi. Güvenebileceğim ve inanabileceğim güzel bir alan burası. O nedenle henüz özlemim çok taze iken bile doğacak fırsatlara, buluşma ve ayrışmaları daha cesurca karşılamaya ve anneliğimi, onlara olan sevgimi, bağlılığımı güçlendirmeye ve bu tarafta farkındalıkla kalmaya niyet ediyorum. İyi ki yazmışım ve içimden gelenleri buraya aktarmışım. Bu da beni çok rahatlatan, sinir sistemimi regüle eden yollardan biri ☺️ Sizde kendinizden bir şeyler bulduysanız ne mutlu bana. Paylaşmak isteyenlere hem bu alan açık hem de kalbim ❤️
Yorumlar