top of page

Özfarkındalık mı özgözetim mi?

  • 12 Nis
  • 2 dakikada okunur


Geçenlerde dinlediğim bir podcast’te birbirine çok yakın olduğunu düşündüğüm iki kavramdan bahsedildi. Ben ancak derinlemesine dinledikten ve üzerine biraz düşündükten sonra aralarındaki farkı anladım ve bende ampüllerin yanmasına vesile oldu. Hoşuma gittiği için burada da paylaşmak istedim.


İlki pek sık duyduğumuz “özfarkındalık - selfawareness” diğeri ise “özgözetim - selfsurvelliance”. Dediğim gibi birbirleriyle örtüşen çok yanları olmasına rağmen bir o kadar da farklılar.


Özfarkındalık ne hissettiğimizi, nerede olduğumuz anlamak, durumlara uygun cevaplar verebilmek, oluşan duygu ya da davranışlarımızın kaynaklarını görebilmek ve farkına varabilmek için çok kıymetli bir araç. İçinde bolca miktarda merak barındırıyor.


Özgözetim ise duygu, davranış veya tepkilerimizi iyileştirmek, takip etmek veya performans arttırmak amacıyla yapılan bilinçli bir değerlendirme süreci. Bunun da faydalı tarafları var ama kökünde biraz mecburiyet barındırıyor. Özdenetimin doğasında kötü bir şey olmasın diye kendine fazla yüklenerek ve bazen de gereğinden fazla içgörü geliştirerek sürekli bir duygu ya da davranışı düzeltme gereksinimi var.


Yani özfarkındalık özgürleştiren bir deneyim sağlarken özgözetim sürekli kendini değerlendirmeye, sorgulamaya götüren, kısıtlayıcı bir deneyim olabiliyor. Bunun da temelinde elbette çocuklukta öğrenilmiş koşullandırılmalarımız var. Eğer ben büyürken sürekli çevremdeki kişilere ve durumlara uyumlanmak mecburiyetinde kaldıysam, istemeden dahi olsa kendimi korumak ve hayatta kalabilmek için istemediğim koşullara eyvallah dediysem, yetişkin iç sesim beni her ortamda bu şekilde denetlemeye ve gözetlemeye başlıyor.


Bunu eskiden televizyonda yayımlanan bir program vardı “Biri bizi gözetliyor” adında, ben ona benzetiyorum. Bir evde ya da odadasınız. Etrafınızda aynı ortamı paylaştığınız ve etkileşimde olduğunuz insanlar var ve her odada bir kamera. Kiminle ne konuşuyorsunuz, nasıl davranıyorsunuz, nasıl yemek yiyorsunuz herşey kayda alınıyor. O kamera ister istemez ve zamanla sizi sürekli denetleyen, her hareketinizi ölçen biçen bir iç öğretmene dönüşüyor. Kendinizi unutup onun vereceği nota ya da değerlendirmeye göre yaşamaya ve buna bağımlı olmaya başlıyorsunuz. Bu da özgür bir histen çok uzak bir varoluş biçimi.


Bu iki kavramın sizdeki izdüşümlerini yoga pratiği yaparken bile farkedebilirsiniz. Zaten yoganın özü kendi içine doğru bir yolculuk ve bu yolculuğun gerçekleşebilmesi için ön şart özfarkındalık. Ruhumun, bilincimin, bedenimin, nefesimin kimliğimle nasıl uyumlandığını doğal bir şekilde izlemek işin özünde var. Ben yogaya ilk başladığım zamanlarda bu farkındalık ve birlik bilincinden biraz uzaktım. Bedenimi fazlasıyla kontrol etmeye çalışıyordum.  Gerek hocanın gerek katılımcıların hakkımda ne düşüneceğine takılıyordum. Alanı bir performans kaygısı ve özdenetimle deneyimliyordum. Yanlış yapmamak, daha iyi yapmak, kendimi düzeltmek… bunlar pratiğimin amacı gibiydi. Zaman geçtikçe içim değişmeye başladı. Hareketler fonda kalmaya, nefesimi dinlemek ön planda olmaya başladı. Sağımda solumda neyin ya da kimin olduğu, bana bakıp bakmadığı ilgimi çekmez oldu. Performans kaygım yerini kendime özel bir dinleme ve dinlenme alanı oluşturmaya bıraktı. Kolum bacağım nerededen çok, bedenim nasıl daha fazla özgür olabilir, içim nasıl daha fazla huzur dolabilir, kendime daha fazla nasıl yakınlaşabilirim ve herşeyden öte burada ne kadar zaman kalabilirim sorularının cevaplarını bulmaya başladım ve bu özfarkındalık alanını çok sevdim.


Zannediyorum ki hayatımın çok uzunca bir zaman dilimini doldurmuş olan özgözetim alışkanlığımdan ya da belki ön koşullandırılmamdan yoga pratiğim sayesinde uzaklaşabilip her anı daha farkında ve bilinçli ama hepsinden önemlisi daha özgür deneyimlemeye başlayabildim. Yolun uzun olduğunu biliyorum. Arasıra düşüşlerin, eski patenlerin devreye girebileceklerini hatta girdiklerini gözlemliyorum ama en nihayetinde bana iyi gelenin ne olduğunu ayırt edebiliyorum ve size de bunu diliyorum… 🙏

Yorumlar


 

© 2025 by neuroflowbyayse. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page